Blog

İngilizce Deyimler ve Atasözleri

Deyim Nedir?

Deyim, kelimelerin tek tek anlamlarından farklı, mecaz anlam taşıyan bir kelime grubudur. Bu tür ifadeler, belirli bir düşünceyi, duyguyu veya durumu renkli ve kültürel olarak anlaşılır bir şekilde anlatan figüratif (mecazlı) dil örnekleridir.

Deyimler dile derinlik, renk ve kültürel zenginlik katar. Peki, neden deyimleri kullanırız?

Deyimleri Kullanma Nedenlerimiz:

  1. Daha Doğal ve Akıcı Konuşmak İçin
    Ana dili İngilizce olan kişiler günlük konuşmalarında sıkça deyim kullanır. Bu deyimleri bilmek, sizin de daha doğal ve akıcı konuşmanızı sağlar.
  2. Karmaşık Fikirleri Hızlıca İfade Etmek İçin
    Uzun uzun “Bir şeyi tamamen doğru tahmin etti” demek yerine kısa ve etkili bir deyim kullanabilirsiniz:
    “He hit the nail on the head.” veya “He nailed it.”
  3. Mizah ve Duygu Katmak İçin
    Deyimler dili daha eğlenceli ve etkileyici hâle getirir:
    “Don’t put all your eggs in one basket” ifadesi, finansal tavsiyeye hafif ve espirili bir ton katar.
  4. Kültürü ve Tarihi Yansıtmak İçin
    Birçok deyim, tarihî olaylara veya kültürel alışkanlıklara dayanır. Örneğin:
    “Bite the bullet” deyimi, eski zamanlarda savaş alanlarında anestezi olmadan yapılan tedavilerden gelir.

İngilizcede Yaygın Deyimler

Break the ice

Anlamı: Gerginliği azaltmak veya bir konuşma başlatmak için ilk adımı atmak.
Örnekler:

  • “That joke really broke the ice at the conference; we all relaxed afterward.”
    → “O şaka gerçekten konferansta buzları kırdı; hepimiz rahatladık.”
  • “At parties, I tell jokes to break the ice.”
    → “Partilerde ortamı yumuşatmak için şakalar yaparım.”

Bite the bullet

Anlamı: Zor, acı verici ya da hoş olmayan bir duruma katlanmak.
Örnek:

  • “The kids decided to bite the bullet and clean their rooms so they could go to the park.”
    → “Çocuklar parka gidebilmek için dişlerini sıkıp odalarını temizlemeye karar verdiler.”

Let the cat out of the bag

Anlamı: Bir sırrı ortaya çıkarmak, ifşa etmek.
Örnek:
“Now that the movie is in theaters — spoiler alert — we can finally let the cat out of the bag.”
→ “Film artık vizyona girdiğine göre — spoiler uyarısı — sonunda sırrı açıklayabiliriz.”

Burn the midnight oil

Anlamı: Gece geç saatlere kadar çalışmak.
Örnek:
“Peter is asleep after burning the midnight oil trying to finish his article.”
→ “Peter makalesini bitirmeye çalışırken geç saate kadar çalıştıktan sonra şimdi uyuyor.”

Under the weather

Anlamı: Kendini kötü hissetmek, hasta olmak.
Örnek:
“After studying all night, Louise woke up feeling under the weather.”
→ “Bütün gece ders çalıştıktan sonra Louise kendini hasta hissetti.”

 Cost an arm and a leg

Anlamı: Çok pahalıya mal olmak.
Örnek:
“Large houses cost an arm and a leg to maintain.”
→ “Büyük evlerin bakımı çok pahalıya mal olur.”

Elephant in the room

Anlamı: Herkesin farkında olduğu ama kimsenin konuşmadığı büyük sorun.
Örnek:
“It is time to stop ignoring the elephant in the room.”
→ “Artık herkesin görmezden geldiği büyük sorunu konuşmanın zamanı geldi.”

Get cold feet

Anlamı: Son anda korkup bir şeyi yapmaktan vazgeçmek.
Örnek:
“When Jonathan suggests that Morrison move into his apartment, Morrison gets cold feet.”
→ “Jonathan, Morrison’a birlikte yaşamayı teklif ettiğinde, Morrison son anda vazgeçti.”

Kill two birds with one stone

Anlamı: Tek hamlede iki işi birden halletmek.
Örnek:
“I killed two birds with one stone by shopping while waiting for my car to be serviced.”
→ “Arabam servisteyken alışveriş yaparak iki işi birden hallettim.”

Once in a blue moon

Anlamı: Çok nadiren, kırk yılda bir.
Örnek:
“We go out to eat once in a blue moon.”
→ “Dışarı yemeğe kırk yılda bir çıkarız.”

Atasözleri (Proverbs)

Atasözü Nedir?

Atasözü, toplumda yaygın olarak bilinen, kısa ve özlü bir şekilde genel bir doğruyu, öğüdü ya da geleneksel bilgeliği ifade eden sözlerdir. Genellikle mecaz anlam içerir ve nesilden nesile aktarılır.

Atasözleri Neden Önemlidir?

Atasözleri, insanlara akıl vermek, tecrübe paylaşmak veya kültürel değerleri yansıtmak için kullanılır. İşte iletişimde neden önemli olduklarına dair bazı nedenler:

  1. Öğüt Vermek veya Ders Vermek İçin
    Atasözleri, ahlaki dersleri veya pratik tavsiyeleri kısa ve etkili bir şekilde iletir.
    “Look before you leap” (Atlamadan önce bak) – Düşünmeden harekete geçmemeyi öğütler.
  2. Evrensel Gerçekleri İfade Etmek İçin
    Birçok atasözü, zaman ve kültür fark etmeksizin geçerli olan doğruları dile getirir.
    “You reap what you sow” (Ne ekersen, onu biçersin) – Davranışların sonuçları olacağını anlatır.
  3. Konuşmayı Daha Etkili Kılmak İçin
    Atasözleri, söylenenlere güvenilirlik ve duygusal ağırlık katar.
    “The pen is mightier than the sword” (Kalem kılıçtan keskindir) – Barışçıl gücün etkisini vurgular.

İngilizcede Yaygın Atasözleri (Common Proverbs in English)

“Knowledge is power.”

➤Bilgi güçtür.
Ne kadar çok şey bilirsen, o kadar yetenekli ve güçlü olursun.

 “Every dog has its day.”

➤Her köpeğin bir günü vardır.
Herkes sonunda başarı ya da takdir elde etme fırsatını yakalar.

“Don’t cry over spilled milk.”

➤Dökülen süt için ağlama.
Geçmişte olan bir şey için üzülmenin faydası yoktur; olan olmuştur.

“What goes around comes around.”

➤Ne ekersen, onu biçersin.
Yaptığın iyi ya da kötü şeyler bir gün sana geri döner.

“You can’t make an omelette without breaking a few eggs.”

➤Omlet yapmak istiyorsan birkaç yumurta kırman gerekir.
Başarıya ulaşmak veya iyi bir şey yapmak için bazı zorluklarla yüzleşmek ya da fedakârlık yapmak gerekir.

“A friend in need is a friend indeed.”

➤Dost kara günde belli olur.
Gerçek dost, zor zamanlarda yanında olan kişidir. Zor anlarda kim dost, kim değil anlaşılır.

“Keep your friends close and your enemies closer.”

➤Dostlarını yakın tut, düşmanlarını daha da yakın.
Sevdiğin insanları tanımak önemlidir, ama düşmanlarını tanımak daha da önemlidir. Böylece sana karşı kurulabilecek oyunları önceden fark edebilirsin.

 “Actions speak louder than words.”

➤Sözlerden çok eylemler önemlidir.
İnsanların ne yaptığı, ne söylediğinden daha önemlidir.

“When in Rome, do as the Romans do.”

➤Roma’dayken Romalılar gibi davran.
Hangi kültürdeysen, o kültürün kurallarına ve geleneklerine uyum sağlamalısın.

“Where there’s a will, there’s a way.”

➤İstek varsa, yol da vardır.
Kararlılık ve azim sayesinde her şey başarılabilir.

“A bird in the hand is worth two in the bush.”

➤ Eldeki bir kuş, daldaki iki kuştan iyidir.

Sahip olduğunla yetinmek, daha fazlasını elde etmeye çalışırken hepsini riske atmaktan iyidir.

“Better safe than sorry.”

➤ Tedbirli olmak, pişman olmaktan iyidir.

Sonradan sorun yaşamamak için önceden dikkatli olmak en doğrusudur.

“Don’t bite the hand that feeds you.”

➤ Seni besleyen eli ısırma.

Sana yardım eden veya destek olan kişiye karşı nankörlük etmekten kaçınmalısın.

“Beauty is in the eye of the beholder.”

➤ Güzellik bakanın gözündedir.

Her birey güzelliği kendi algısına göre değerlendirir; birine çirkin gelen, başkasına güzel gelebilir.

“The grass is always greener on the other side.”

➤ Komşunun tarlası her zaman daha yeşildir.

Diğer insanların durumu her zaman daha iyiymiş gibi görünür, ama bu her zaman gerçeği yansıtmaz.

“Every cloud has a silver lining.”

➤ Her şerde bir hayır vardır.

Her zor veya üzücü durumun içinde, ilk başta fark edilmese bile, olumlu bir yön bulunabilir.

“If life gives you lemons, make lemonade.”

➤ Hayat sana limon verirse, limonata yap.

Karşılaşılan zorluklara karşı olumlu ve yapıcı bir tutum sergilemek gerektiğini anlatır.

“Blood is thicker than water.”

➤ Kan, sudan yoğundur.

Aile bağları, diğer tüm ilişkilerden daha güçlü ve anlamlıdır.

“Birds of a feather flock together.”

➤ Tencere yuvarlanmış kapağını bulmuş.

Benzer özelliklere, geçmişlere veya ilgi alanlarına sahip insanlar genellikle bir araya gelir.

“The apple doesn’t fall far from the tree.”

➤ Armut dibine düşer.

Çocuklar genellikle ebeveynlerine benzer özellikler taşır.

Program fiyatları ve detayları için bilgileri doldurun uzman eğitim danışmanlarımız size 1 gün içerisinde dönüş yapsın!


Bu kapanacak 0 saniye